Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

İSLAMDA RECA(ÜMİT)



80 -İSLAMDA RECA(ÜMİT)

RECA: Arapçada ümit demektir. İlerde meydana gelmesi umulan arzu edilen bir şeye kalbin ilgi göstermesidir. Allah(cc) karşısında ruhi durumumuzu belirleyen ve davranışlarımızı etkileyen iki duygu vardır.

1-Reca(ümit)

2-Havf( Korku) bu iki duygu Allahtan korkmayı ve ondan ummayı belirtir. Genel olarak korku (Havf) insanın başına gelmesini istemediği bir şeye karşı duyduğu endişedir. Umut( Reca) ise elde edilmek istenen şeye karşı kalbin isteğidir. Her iki durumda geleceğe yöneliktir. Ve insanın tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu nedenle müminin temel niteliklerinden birisi korku diğeri ümittir.

ÜMİT 3 ÇEŞİTTİR

1-İnsanın güzel bir amel işleyerek bu amelin kabulü nu Allahtan ümit etmesidir.

2-İnsanın kötü işler yaptıktan sonra, günah işledikten sonra tövbe ederek Allahtan bağışlanmasını ummasıdır.

3-İnsanın bir yandan günah işlemeye devam ederken pişman olmadan, tövbe etmeden, Allah’ın kendisini affedeceğini ummasıdır ki böyle bir ümit insanı felakete sürükler. Müslümana düşen görev Allah(cc) onu hiç affetmeyecekmiş gibi Allahtan korkmak. Bunun yanında Allahtan rahmet umarak yaptığı günahlara tövbe etmek ve pişman olmak şartıyla Allah’ın onu affedeceğini bilmesidir. Allah(cc) günah işleyen ve peşinden tövbe eden ve pişman olan ve kendisinden ümit kesmeyen kullarını sever.o kadar ki Allah(cc) Böyle bir nefse(nefsi levvame nefis konusunda ayrıntı verilecektir. ) sahip olan insanın üzerine yemin edecek kadar sever. Bildiğiniz gibi Allah(cc) kendi katında değeri olan ve değer verdiği şeyler üzerine yemin eder. Nitekim

AYET:(KIYAME-2)”Günah işledikten sonra tövbe edip pişman olan nefis üzerine yemin ederim ki” Buyurarak İnsanların günah işleyebileceği ki ilerde bu konuda ayetler gelecektir. Allah(cc) günah işlemeyen değil aksine günah işleyen ancak günahlarına tövbe eden, pişman olan, nadim olan Müslümanlara çok değer verdiğini böylelerinin umutsuzluğa kapılmamaları gerektiğini aksine Allah’ın rahmet ve merhametinin, af ve bağışlamasının bunlar üzerinde olduğunu üzerlerine yemin ederek belirtmiş oluyor. Nitekim Allahtan ümidini kesmemek hususunda Kuran-ı kerimde birçok ayeti kerime vardır.

AYET:(Zümer.53) ”Deki ey kendilerinin aleyhine günahta haddi aşanlar. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah(cc) bütün günahları bağışlar şüphesiz ki o çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir. ”Allah(cc) bu ayeti kerimede sadece küçük değil büyük, küçük, bilerek, bilmeyerek her türlü günahları işleyen Müslümanların günahlarını affedeceğini müjdeliyor. Aslında sadece bu ayet bile Allahtan ümit kesmememiz gerektiğine işlediğimiz günahlar ne olursa olsun kesinlikle tövbe ve pişmanlık şartıyla affedileceğine yeterli delil ve kanıttır. Bu ayete göre bir günah işledikten sonra acaba Allah beni affeder mi? diye düşünmek veya başkalarına sormak bu ayeti hafife almak bu ayeti yok saymak olur ki büyük günah işlemiş oluruz. Eğer bir kimse beni Allah affetmez derse veya karşısındakine Allah seni affetmez derse, bu ve bunu gibi ayetleri inkar etmiş olur. Bile bile yaparsa da dinden çıkar o nedenle

ALLAHTAN ÜMİT KESİLMEZ

AYET:(Sebe-17)”Allah(cc) şöyle buyuruyor. ”Biz nankör olanlardan başkasını cezalandırmayız.”

AYET: (Araf-156)”Bizim rahmetimiz ise her şeyi kuşatmıştır.”

AYET:(Şura-25) ”O (Allah)kulların tövbesini kabul eden ve günahları affedendir”

Bu ayeti kerimede de görüldüğü gibi Allah(cc) tekrar tekrar kulların tövbesini kabul edeceğini ve günahlarını affedeceğini söylüyor, daha ne duruyoruz tövbe etsek ya

AYET:(Mümin.7)”O(Allah) günahı bağışlayan tövbeleri kabul edendir.’’

AYET(Secde.16)”Onlar korkarak ve ümit ederek rablerine dua ederler.’’

HADİS: ”Kim tek olan ortağı bulunmayan Allahtan başka bir ilah bulunmadığına Muhammedin onun kulu ve Resulu olduğuna cennet ve cehennemin hak ve sabit olduğuna şehadet ederse Allah(cc) hangi amel üzerinde olsun onu cennete sokar.(Buhari-Müslim)

HADİSİ KUTSİ: ”Allah buyurdu ki kim bana bir arşın yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim, hiçbir şeyi ortak koşmayarak yeryüzü dolusu günahlarla huzuruma gelse, ben yine affederim.”

HADİS: Resulullahın huzuruna bir takım esirler gelmişti, ne görsün kadının biri sağa sola koşturuyor, esirler içinde bir çocuk bulduğunda onu bağrına basıyor, emziriyordu. Resulullah buyurdu ki Şu kadının çocuğunu ateşe atabileceğini zanneder misiniz? Bizde hayır vallahi atamaz dedik. Resulullah Allaha yemin ederim ki Allah(cc) kullarına bu kadının çocuğuna olan şefkatinden daha merhametlidir buyurdu.(Buhari-Müslim)

HADİS:” Yüce Allah(CC)için yüz rahmet vardır. Onlardan bir rahmet sebebiyle canlılar aralarında birbirlerine merhamet ederler.”

HADİS: SİZ GÜNAH İŞLEMEMİŞ OLSAYDINIZ. ALLAH GÜNAH İŞLEYEN İNSANLAR YARATIRDI DA ONLAR ALLAHTAN GÜNAHLARININ AFFEDİLMESİNİ DİLER. ODA ONLARI BAĞIŞLARDI(müslim).”

AYET:(Zuhruf.60)”Eğer dileseydik içinizden yeryüzünde yerinize geçeçek melekler yaratırdık.”

Sayın okurlarım görüyorsunuz. Bu ayet ve hadis bize gösteriyor ki insanoğlu beşerdir, şaşar ara sıra ayakları kayar. Günah işler fakat sonra tövbe eder. Allah böyle kul istiyor. Hiç günah işlemeyen bir bir kul istemiyor. Eğer dünyada hiç günah işlemeyen emirlerimi harfiyen yerine getiren kul isteseydim, sizi alırdım yeryüzünü melekelerle doldururdum diyor. Allah’ın zaten sayısız meleği var ihtiyacı yok ki Allah(cc) peygamberi dışında hiçbir kulu masum yaratmamıştır. Her insanın ama az ,ama çok ,ama gizli, ama aşikar, mutlaka günahı vardır. Çünkü günah işlemek insanın mayasında vardır. Bize ilahi hikmet olarak akıl vermiş ama bunun karşılığında nefis. Şeytan ve şehvet vermiştir ki birbirine düşman bu kuvvetler çarpışsın, aklın yanına yardımcı kuvvet iman, vicdan ve merhametle aklı güçlendirmiştir. Bunlar sürekli çatışma halindedir. Bir kul günah işleyeceği zaman akıl, merhamet ve vicdan günahı işleme der. bunun karşılığında nefis, şehvet ve şeytan işle der ve teşvik eder, günahı süsler tatlandırır ballandırır ve nihayet kul günahı işler.

AFFEDİLMEYEN GÜNAH YOKTUR

HADİS: ”Peygamberimiz(sav)buyurdu ki Kulların üzerinde Allah’ın hakkı Allaha ibadet edip ona şirk koşmamaktır. Allah(cc) üzerinde kulların hakkı ise şirk koşmayan kullarına azap etmemektir.(Buhari-Müslim)”

HADİS: ”Müslümanlardan bir takım kimseler Kıyamet günü dağlar misali günah ile gelirde Allah onların günahlarını bağışlar.(Müslim)

HADİS: ”Allah(cc)güneş doğudan doğasıya kadar yani gece sabaha kadar. Gündüz suç işleyen kul tövbe etsin diye gündüz boyunca rahmet elini açar.(Müslim)

AYET:(Yusuf.87)”Hakikat şudur ki Kafirler güruhundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”

HADİS:” Cennet birinize ayakkabının bağından daha yakındır. Cehennemde öyledir(Buhari)”

HZ.ALİ:” Günahları çok olduğu için ümitsizliğe düşene dedi ki” Allah’ın rahmetinden ümitsiz olma ümitsizlik günahlardan çok daha büyüktür. Allahtan ümit kesmek günah işlemekten çok daha büyük bir günahtır.

”HADİS: ’Peygamberimiz(sav) bir gün arkadaşları ile beraber otururken. Delikanlının biri huzura geldi. Bir şey sormak istiyor ancak bir türlü soramıyordu. Geri dönüp gidiyor az sonra tekrar geliyordu. Bu durum Peygamberimiz(sav) dikkatini çekti. Gence sen bir şey sormak istiyorsun ama soramıyorsun çekinme sor ne soracaksan bizden sana zarar gelmeyecek dedi. Delikanlı büyük bir pişmanlık, mahcubiyet, korku ve endişe ile anlatmaya başladı. Benim mesleğim hırsızlıktır. Ben yeni ölen insanların kabirlerini açarım. Kefenlerini soyar alırım. Sonra aldığım kefeni çarşıda satar. Şarap ve kumar parası yaparım. Çok sevdiğim ve aşık olduğum komşumun kızı öldü. Her zaman ki gibi gece gittim mezarını açtım kefenini soydum, ama bir baktım ki vucudu hala sıcak nefsim çekti onun ırzına geçtim. Kız Allah(sav) tarafından dirildi ve bana dedi ki be hey günahkar benim Allah huzuruna çırılçıplak gitmeme sebep oldun, yetmedi beni cünüp olarak ve zina etmiş olarak gönderiyorsun sen hiç Allahtan korkmaz mısın dedi ve tekrar öldü. Yaptığım hatayı anladım. Çok pişman oldum. O günden beri ne uykum ne huzurum kaldı. Kahroluyorum. Allah’ın beni affetmeyeceğinden senin de beni cezalandıracağından korkuyorum. ne kadar tövbe ettiysem de vicdanım rahat etmedi. Bana hükmünü bildir. Cezam neyse ver dedi. Peygamberimiz(sav) kızgınlığından kıpkırmızı kesildi, yanında oturan Hz. Ömer derhal kılıcını çekti gencin kafasını kesecekti ki. Peygamberimiz(sav) olmaz çocuğa söz verdik zarar vermeyeceğiz diye. Diyerek onu engelledi ve çocuğa dönerek defol git seni gözüm görmesin. Diyerek huzurundan kovdu. Bunun üzerine Cebrail(as) geldi. Ve dedi ki Ya Resulullah Allah’ın sana selamı var buyuruyor ki. Peygamber ne zamandan beri benim adıma karar verir oldu. Benim o genci affetmeyeceğimi nerden biliyordun da. O genci kovdu. O genç bir daha günah işlememeye karar vermiştir. Pişman olmuştur. Nadim olmuştur. Tövbe etmiştir. Tövbe eden pişman olan kulun tövbesini kabul etmemek bizim şanımıza yakışmaz. Ve Cebrail şu ayeti getirdi

AYET:(Mümin.3) ”O(ALLAH)günahı bağışlayan tövbeleri kabul edendir.” Bunun üzerine peygamberimiz (sav) delikanlıyı çağırdı ve müjdeyi verdi.”

HAVF(KORKU) VE RECA(ÜMİT)

HZ. ÖMER: ”Şöyle buyurdu Eğer bir kişinin cennete gireceğini bilsem. O bir kişinin ben olabileceğine ümit ederim ve Allaha güvenirim. Yok eğer sadece bir kişinin cehenneme gireceğini bilsem. O kişinin ben olabileceğini düşünür. Allahtan korkarım .” nitekim Kuran-ı kerimde

AYET:(Enbiya.90)”Ümit ederek ve korkarak bize duada bulunurlardı.”

Kıymetli okuyucularım ayetler ve hadisler o kadar açık ki yorumlamaya bile gerek yok, ayan beyan ortada Ancak tekrarda her zaman fayda vardır.

AYET:(Yusuf suresi 87. ayet)i tekrar hatırlarsak orada Allah(cc)” Kafirden başkası Allahtan ümidini kesmez”

Burada açıkça Allahtan ümit kesmenin Kafirlerin sıfatı olduğunu Müslümanların o kafirlere benzememek için asla Allahtan ümidini kesmemek gerektiğini açık seçik beyan ediyor. Daha da ileri ye gidersek Allahtan ümidini kesenlerin Kafir olabileceği ima ediliyor. Şimdi bakalım bugünün hali ahvaline. Bir dini radyoda dinledim. Kadınlar diyor çorap giymeden namaz kılarsa Kafir olur. Aman Allah’ım bu ne cüret kadın namaz kılıyor. Tesettüre uyuyor, ancak hanefi mezhebini taklit edip sadece topuktan aşağı yani çorap giyilen ayak bölümü görünüyor diye Kafirlikle suçlanıyor. Dine ne kadar büyük zarar verdiklerini görüyor musunuz? O radyo kapatılsa vay İslam’a çatıyorlar diye kıyamet kopartılır. Başın açık o Allah seni affetmez direk kafirsin!, içki içtin, kafir, kumar oynadın kafir!, Ayakta su içtin oturarak içmedin kafir oldun, ayakta işedin kafir!, ne yapsan kafir oluyorsun .Adamlar kendilerini (Haşa)Allah’ın yerine koydular. sürekli onun adına karar veriyorlar. Herkes kafir herkes cehennemlik ya hu Allah bu cenneti boşuna yaratmış o zaman 8 tanede kat koymuş milyarlarca Müslümanın rahatlıkla istedikleri gibi yaşayabileceği kadar geniş yaratmış boşuna zahmet etmiş cennete kimse gitmeyecek ki herkes cehennemlik bizim haşa Allahlarımız öyle diyor. Yahu okudunuz Buhari de ve Müslim de ve kütübü sitte de Ebu davut ta ,Tirmizi de bütün hadis kitaplarında geçen gencin olayını Genç o kadar korkunç günah işliyor ki bir değil birkaç tane hırsızlık var, içki var kumar var, kefene ölüye saygısızlık var, zina hem de en çirkini ölüye zina var, kızın dirilip ilahi uyarı var; var oğlu var bu kadar korkunç günahları işleyen kişiyi peygamberimiz kovdu diye azar işitiyor, sen kendini benim yerime nasıl koyarsın diye uyarılıyor. Ve üstelikte ayet iniyor. Bizim haşa Allahlarda onun adına karar vermeye devam ediyor. Yok seni Allah affetmez sen cehennemliksin!, sen kafir oldun, kardeşim bir insana kafir diyebilmen için açıkça Allaha ortak koşmuş, Allah’ın ayetlerini inkar etmiş veya imanın şartlarını inkar etmiş olması lazım gelmez mi sen dört dörtlük Müslümana nasıl kafir dersin kimden bu yetkiyi aldın yoksa peygamberimize verilmeyen yetki sana mı verildi. Allah(cc) bırakın bunu Allahtan ümidini kesenlerin dinden çıkacağını söylüyor sen çoktan dinden çıktın haberin yok; kaldı ki daha kötüsü sen Allahtan ümidini kesmekle kalmadın başkalarının da Allahtan ümidini kesmesine sebep oluyorsun.

HÜKÜM VERMEK YALNIZ ALLAHA AİTTİR

Sayın okurlarım bana en çok sorulan soruların başında inanın bu geliyor. Hocam şu günahı işledim Allah affetmez diyorlar ne yapmalıyım. Evet o kadar çok kendilerini Allah yerine koyan var ki inanamazsınız. Cennet ve Cehennem bu Allahların!(haşa)elinde ya ver onlara para cenneti kap, onları sev, onlara tap cenneti kap, onları öv cenneti kap, ama onlardan değilsin değil mi? Aman Allah’ım cehennemin dibine gittin yandın kül oldun. Falan tarikat mensubu dışındakiler küllen Kafirdir hay da. Al sana bir din. Öyle ya o tarikat din o dinin sahibi ve Allah’ı da’(haşa) şeyh sen o dine inanmazsan o şeyh Alllahına inanmazsan Kafir olursun tabi.( haşa) Allah’ım bizi böylelerinden muhafaza etsin. Böylelerin peşinden gidenlere de akıl fikir versin ne diyelim.

Falanca guruptansın tamam cennet garanti. Ama o guruptan değilsin Kafirsin, O grup din. Başındaki de Allah(haşa) falanca mezhep tensin tamam; ama ben hak başka bir mezheptenim olmaz sen Kafirsin öyle ya mezhep din başındaki de Allah(haşa) sen falan partidensin eyvallah cennet garanti; ama ben başka partiyi tutuyorum olmaz kafir oldun. Benim partim din başkanı da Allah!(haşa Allah diyorum, peygamber demiyorum farkındaysanız. Çünkü peygamberin cennete cehenneme sokma yetkisi yok. Kafir yapma yetkisi yok. Kesmiyor bunları illa Allah olacaklar, olmuşken en büyüğü olsun değil mi? Aman Allah’ım etraf Allahtan geçilmiyor. Biz Allah’ı bir bilirdik, halbuki milyarlarca Allah varmış da haberimiz yokmuş. Sadece bu türlü değil başka türlü Allahlarda var haramı helal eden Allahlar var. Dedikodu haram olur mu? Ben doğruyu söylüyorum o halde haram değil. Faiz haram olur mu? Devletin emri böyle o halde haram değil. Haramları helal; Helalleri haram yapan Allahlar var. Bitmedi ayetleri inkar eden ayete değil kendi kafalarına göre hüküm koyan Allahlar var, kardeşim bu konuda ayet var olur mu falanca hoca böyle dedi; falanca alim böyle dedi. Sen ne anlarsın ayetten bu konuda ayet dendiğinde yok olur mu falanca şeyh böyle dedi. Görüyor musunuz? Sayın okurlarım ne kadar çok Allah’ımız varmışta haberimiz yokmuş Allah(cc) ü önemsemeyip onu kale almayıp nefsine, çıkarına, mala, kadına, zevke, dünyaya tapanlar var onlar yarım Allah onları saymıyorum tam Allahlardan bahsediyorum. Birde teknoloji Allahları var bu televizyon, bilgisayar, radyo, telefon, matbaa her icat her yenilik haram bunları kullanan Kafirdir. Gördünüz mü? ne çeşit Allahlarımız var seç beğen al. Hangisi hoşunuza giderse seçmece bunlar. Memleket Allahtan geçilmiyor kul bulmakta zorlanıyorlar prim, teşvik, reklamla kul aranıyor. Bakalım hangi kulu hangi din hangi Allah kapacak! (haşa). Sayın okurlarım o kadar doluyum ki yemin ederim. Çok az yazıyorum. Sizi fazla germek istemiyorum ama içim alev alev yanıyor. Kahroluyorum mahvoluyorum. Keşke farkına varmasam keşke umursamasam keşke boş versem ama olmuyor elimde değil evim yanıyor, komşumun evi yanıyor, mahalle yanıyor şehir yanıyor nasıl rahat olabilirim. Olamıyorum lütfen beni kınamayın şunu da zannetmeyin bu hoca dört dörtlük vallahi değil benim isyanım sadece bunlara değil kendi nefsime vallahi herkesten çok kızıyor ve kınıyorum Ama işte Ayetleri ve hadisleri gördünüz. Bu ayet ve hadislere güvenerek Allahtan ümidimi kesmiyorum. Sizde Allahtan ümidinizi kesmeyiniz. Allah acaba yaptığım iyilikleri ibadetleri kabul eder mi diye tereddüt etmeyin. Yapılan ibadetler ne kadar eksik, yanlış olursa olsun. Allah dilerse kabul eder. Gel kardeşim içki içsen de, kumar oynasan da, adam öldürsen de, hangi günahı işlemiş olursan ol gel diyor Allah(CC) Bu kapı her zaman açık Müslüman da onun affetmeyeceği günah yok yeter ki pişman ol yeter ki nadim ol yeter ki tövbe et.